ÖZÜRLÜLER VAKFI KONGRE VE SOSYAL ETKİNLİKLERİ 2011
SONUÇ RAPORU
Özürlüler Vakfı Kongre ve Sosyal Etkinlikleri 2011, 2-3 Aralık 2011 tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde gerçekleştirildi.
2-3 Aralık 2011 tarihleri arasında Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde gerçekleştirilen kongrede “Yaşamak İçin Teknoloji” teması ile gelişen teknolojinin hareket, eğitim, iletişim ve sağlık alanlarında özürlü kişilerin günlük yaşam aktivitelerini nasıl kolaylaştıracağı ve bu teknolojiye nasıl sahip olabilecekleriyle ilgili konulara yetkililer ve uzmanlarla yanıt arandı.
Kongre kapsamında on bir oturum gerçekleştirildi. Kongrede yirmi beş davetli konuşmacı konuşma yaptı. On sözel bildiri ve üç poster bildiri sunuldu. “Yaşamak için Teknoloji” ( Teknolojik Gelişmeler ve Özürlülere Katkısı) başlığı altında gerçekleştirilen kongrede özürlülerin yaşam standardını değiştirecek ve geliştirecek birbirinden farklı alanlardaki teknolojik çalışmalara yer verildi ve uzmanlar yaptıkları çalışmaları aktardı. Kongre boyunca genel olarak aşağıdaki başlıklar çerçevesinde konular ele alındı.
- Eğitim için teknoloji
- Sağlık için teknoloji
- İletişim için teknoloji
- Hareket için teknoloji
Kongre de yapılan konuşmalar ve yapılan değerlendirmeler ışığında bilim kurulumuzun hazırladığı panellere göre sonuç bildirgesi aşağıdaki gibidir:
“Hareket için teknoloji” konulu birinci oturum İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arzu Razak Özdinçler’in başkanlığında gerçekleşti. Konuşmacılar Doç. Dr. Ekin Akalan, Yard. Doç.Dr. Ela Tarakcı ve Yard. Doç.Dr. Özlem Yılmaz; özürlüler için tekerlekli sandalye yenilikleri, günlük yaşamı kolaylaştıran teknolojiler ve yürümeye yardımcı teknolojiler ile ilgili sunumlar yapıldı.
Bu sunumların sonuçlarına göre:
“Hareket için Teknoloji” konulu ikinci oturum y. mimar Özlem Belir’in başkanlığında gerçekleşmiştir. Konuşmacılar; şehir planlamacısı Sayın Eser Atak, Almanya’da, “Herkes için Tasarım” hizmeti sunan bir şirkette danışmanlık yapan ve Muenster ve diğer farklı akademilerde öğretim görevlisi olarak ders veren, Coğrafya ve Peyzaj ekolojisi mezunu Dr. Kai Pagenkopf ve İstanbul Aydın Üniversitesi, Afet Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yard. Doç. Dr. Kubilay Kaptan tarafından farklı disiplinlerden, özürlü bireyin erişilebilirliğini sağlamaya yönelik yapılan bilimsel çalışmalardan faydalanılması hedeflenmiştir.
Oturum sonuçları;
konuları ön plana çıkmıştır.
Oturum başkanlığını Prof.Dr. Pervin Somer’in yaptığı Prof. Dr. Nevzat Alkan ve Doç. Dr. Ali Kemal Yıldız’ın konuşmacı olduğu klinik araştırmalara ayrılmış oturuma ilişkin değerlendirmeler şöyledir:
İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Ela Tarakcı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, konuşmacılar Doç. Dr. Salih Angın ve Yard. Doç. Dr. Şule Badıllı Demirbaş Robotik Rehabilitasyon ile ilgili konuşmalar yaptı. Oturumda;
Kongrede ayrıca diğer oturumlarda istihdam konusunda;
KONGRE DEĞERLENDİRME VE KAPANIŞ KONUŞMALARI
Doç.Dr. Fulya İlçin GÖNENÇ
Uluslararası Katılımlı 6. Özürlüler Kongre ve Sosyal Etkinlikleri'ni iki gün (2-3 Aralık 2011) içinde “Yaşamak için Teknoloji” başlığı altında düzenledik.
Kongrede serbest bildirilerin de yer aldığı oturumlarda, sunulan otuzbeş bildiri ile önemli konular ele alındı ve dinleyiciler ile birlikte değerlendirildi. Konuşmacı olarak kamu ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, mühendisler, mimarlar, fizyoterapistler, çeşitli disiplinlerden öğretim üyeleri, hukukçular farklı konulardaki çalışmalarını, görüşlerini ve deneyimlerini bizlerle paylaştılar.
Kongrenin başarılı ve devam eden yapıcı sonuçlarını zaman içinde almaya devam edeceğiz, bununla birlikte ben şu anda dahi kongrenin başarılı geçtiğini belirtebileceğimizi düşünüyorum.
Böyle düşünmemin başlıca nedenlerini sizlerle paylaşmak isterim:
Yapılan sunumlar sırasında söz edilen yeni teknolojiler ve bunların kullanım olanakları bizleri sevindirirken, deprem acil eylem planlarında özürlülere ilişkin düzenlemelerin, kent planlama – ulaşılabilirlik, istihdam sorununun, özürlülük ve klinik araştırmalar ilişkisinin, özürlünün istismarı gibi pek çok önemli konunun ayrıca ele alınması gerektiğini gördük. Konuşmaları dinlerken zaman zaman umutlandık, zaman zaman duygulandık, doğru bildiğimiz yanlışlar ve yanlış bildiğimiz doğrulara tanık olduk ancak hiçbir an ümitsizliğe kapılmadan çalışma kararı aldık.
Burada iki gün boyunca konuşulan, tartışılan konular ve çıkardığımız sonuçlar önemliydi. Ancak ortaya çıkan en önemli sonuç, doğru hedeflerin belirlenmesi ve hiçbir nedenle, hiçbir zaman bu hedeflerden vazgeçilmemesi gerektiğidir. Unutmayalım ki, bir toplumun yaşam kalitesini en zayıf üyelerinin yaşam kalitesiyle ölçmek gerekir. Toplumun etik standartı ve refah ölçütü özürlü yurttaşlarının yaşam kalitesidir. Özürlü haklarının sorun edinilmesi temel etik değerlenden biri olduğu kadar, toplumun her bireyi için bir görevdir.
Bugün burada, Özürlüler Vakfı’nın bu ve bu gibi etkinlikler ile fırsat yarattığı çok disiplinli çalışma ve tartışma ortamının önemli işbirlikleri ve çözüm önerileri ortaya çıkarttığını görüyoruz. Hiç şüphesiz bu etkinlikte yer alan (katılımcı, konuşmacı, dinleyici, sponsor...) herkes üzerine düşeni gerçekleştirme konusunda farklı bir motivasyon ve kararlılıkla buradan ayrılıyor.
Dün sabah burada, Engellenemeyenler Dans ve Ritim Grubu'nun gösterisi ile güne başladık. Sabır, ilgi, destek, çalışma ve sevgi ile neler başarılabileceğine tanık olduk. Bu engellenemeyen ritmin hepimizin gönüllerinde kalıcı olmasını diliyorum.
Ben, üyesi olduğum bilim kurulu adına Kongrenin düzenlenmesinde tüm emeği geçenlere, herhangi bir şekilde bu etkinliğe dahil olan herkese birkez daha teşekkür ederiz.
KONGRE DEĞERLENDİRME VE KAPANIŞ KONUŞMASI
Uzm. Fzt. Devrim TARAKCI
Öncelikli olarak kapanış konuşmasını bana verdiğiniz için sizlere çok teşekkür ederim. Başarılı ve amaca uygun bir kongre olduğu kanısındayım.
Kongre tekerlekli sandalye yenilikleri ve gelecekte planlanan yeniliklerle başladı. Bir an sanki bunları hayal gibi düşündüm. Ardından evde özürlü bireylerin günlük yaşam adaptasyonlarını sağlayarak evde ne kadar bağımsız olabileceklerini gördüm. Sanki yürümek bu kadar kolay olacak gelecekte diye düşündük bir an.
Sonrasında mimar Özlem Belir başkanlığında yapılan oturumda; aslında üst geçitlerin bizi de engelli kıldığını ve depremlerde ölen insanların aslında insanlarca yapılan yanlış uygulamalar nedeni ile yıkıldığını, depremlerde engellilerle ilgili projelerin olduğunu açıkladı. Rahat bir nefes aldık. Sonrasında Dr. Kai Pagenkopf konuşmasına başladığında ülkemizle Almanya arasında çok farklar olacağını düşünmeye başladım ki; Dr. Pagenkopf aslında durumun eskiden bizimle aynı olduğunu sadece zengin ve yaşlı nüfusun talebi üzerine yeni yeni değişiklik olduğunu söyledi. Acaba moral mi vermek istedi yoksa gerçek miydi.?
Kongre devamında yaptığımız klinik araştırmaların hangisinin deney-deneme olduğunu, yeni alternatif tedavi teknikleriyle uygulama yapan umut simsarlarına da hukuki açıdan bir şeyler yapılabileceğini öğrendim. Kendim ve hastalarım adına çok sevindim. Her şey etik kurallara uymalıydı.
Kongremizin ikinci günü ülkemizde de hem istihdam hem de teknolojiye yönelik çok ciddi projelerin çıktığını ve bunların yakın zamanda hayata geçtiğini duyunca çok sevindim. Ardından bir an telaşlandım. Konu robotik rehabilitasyondu. Acaba benim görevimi robotlar mı yapacaktı? Ama öyle değilmiş teknoloji fizyoterapi programında ve egzersiz yapmada da kullanılacakmış.
Sonrasında hukuki açıdan hastalarımızın ne kadar çok hakları varmış da benim haberim yokmuş diye düşündüm. Ama bu kongrede şunu öğrendim;
‘Engellilerin rehabilitasyon ekibi çok genişmiş ve Özürlüler Vakfı da bu ekibi bir araya toplamış . Artık yapacak çok şey var demektir. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.


