Özürlüler Vakfı

Özürlüler Kongresİ 2016

13 - 14 - 15 Mayıs 2016 Balkan Kongre Merkezi - EDİRNE

Özürlüler Kongresi'ne

SİZCE HANGİSİ DAHA ZOR?

Özürlüler Vakfı ,“ Kongre, Sergi ve Sosyal Etkinlikleri ”

Özürlüler Vakfı, 2003 yılından itibaren “Kongre, Sergi ve Sosyal Etkinlikler” olmak üzere üç ayaktan oluşan, özürlülük konusunda toplumu bilinçlendirmeye yönelik, sürekliliği olan bir organizasyon düzenlemeye karar vermiştir. Bu organizasyonun amacı; özürlülerle ilgili yapılacak projelerin desteklenmesi, sivil toplum örgütleri, kurum ve kuruluşların bir araya getirilmesi, özürlü sorunlarının doğru tespiti ve beraberinde özürlünün yaşam standartlarının düzeltilmesidir. Ayrıca tespit edilen bu sorunların çözümünde başarılı olan gelişmiş ülkelerin konu ile ilgili uzman, kurum ve kuruluşlarının bilgi ve deneyimlerini aktarmaları sağlanmaktadır. Bu yılki konumuz "Yaşam Hakkı"

Yaşam Hakkı, BM’nin de tanımı ile kişinin fiziksel varlığının sürdürülebilmesinin güvencesini oluşturan “Bir İnsani Hak” olarak ifade edilmiştir. Yaşam Hakkı, ABD’li psikolog Abraham Maslow’unda işaret ettiği gibi temel ihtiyaçların (barınma, beslenme, korunma güdüsü, ait olma, saygınlık ve kendini gerçekleştirme) uygun şartlarda karşılanmasını ifade eder.

Bireyin var olma, kendini gerçekleştirme hakkı olarak da diyebileceğimiz “Yaşam Hakkının” sosyal açıdan, toplumsal bellek açısından, toplumda dışlanan özürlüler açısından ve diğer mağdur olmuş bütün kişileri de kapsayacak şekilde gelecek, refah ve birliktelik duygusunu da ön planda tutarak irdelenmesi, tartışılması gerekir.

Bu hakkın nasıl olması gerekliliğiyle ilgili kısaca birkaç şey söylemek gerekirse şunları ifade etmek yerinde olacaktır. Öncelikle bu hakkın korunması, geliştirilmesi, her kesime adaletli bir yaşamın sunulması için en başta Almanya’nın da başarılı bir şekilde uyguladığı sosyal devlet anlayışı bizim ülkemizde ve birey hakkı bakımından yoksun, geri kalmış ülkelerde, acilen ve şiddetli bir şekilde hayata geçirilmeli, devlet nezdinde uygulanmalı, geliştirilmeli, yasal güvenceler getirilmeli ve yaşam hakkına saygı gösterecek bir bilinç düzeyine ulaştırıcı politikalar üretilmelidir.

Ötekileştirme hissinin tamamen akılcı politikalarla ortadan kalkması gerekir. Özürlülerin aslında bir engeli olmadığı düşüncesini toplumun belleğine yerleştirmek ana gayemiz olmalı ve asıl sorunun bilinçsiz yetişmiş, adaletten, insan hakları kültüründen yoksun insanlardan kaynaklandığını bilmek gerekir..

Amacımız, toplumun hiçbir kesiminin renginden, dilinden, dininden, kültüründen, fiziksel veya zihinsel özründen dışlanmaması gerekliliğinin farkına varılmasını sağlamak, tartıştırmak, bu konu hakkında gündem oluşturmak ve özellikle sosyal açıdan farkındalık yaratmaktır. Bize göre en önemli amaçta, özürlülerin diğer bireylerden farklı olmadığını, engellerin insanların bilinçsizliği yüzünden ortaya çıktığını doğru bir şekilde ifade etmek olacaktır.